“Bir kereden bir şey olmaz” demeyin
10.6.2018 11:51:00

 

Çoğu anne baba ağlayan çocuklarının susması için onlara bisküvi, çikolata, kraker, cips verdiğini görüyoruz. Uzmanlar, "Abur cubur yedirdiğimiz çocuklarımızı elimizle hasta ediyoruz" diyor.

Ayşe Begüm Çelikkol 

 10 Haziran 2018, 

Yeni Şafak

 

Hamburger, döner, patates kızartması, bisküvi, cips, poğaça, çikolata ve meşrubatlar karaciğer yağlanmasına ve siroza davetiye çıkarıyor.  

 

Yaklaşık 20 yıldır "yağlı karaciğer ve metabolik karaciğer hastalıkları" biyolojisi ve tedavisi üzerinde çalışmalar yapan Bezmialem Vakıf Üniversitesi Gastroenteroloji Hepatoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Başaranoğlu, "Karaciğerimizi Fruktoz Şurubundan Neden Korumalıyız?" adını verdiği kitabında bu konuyu bir kez daha gündeme taşıyor. Karaciğer yağlanmasının, günümüz beslenme düzeni yüzünden 7'den 70'e herkesin problemi hâline geldiğini anlatan Başaranoğlu, "Bugün evlerimize trans yağı sokmasak da ev dışında yediklerimizle vücudumuzu trans yağla dolduruyoruz. Hamburger, döner, patates kızartması, bisküvi, cips, poğaça, çikolata ve meşrubatlar karaciğer yağlanmasına ve siroza davetiye çıkarıyor. Günümüzde bel çevresi kalın, tansiyonu yüksek, kan yağları bozuk, kan şekeri yüksek kardiyometabolik riskleri yüksek bir insan grubu ortaya çıktı. Ben buna ‘şişmanlık sirozu' diyorum ve bunun bilinen bir tedavisi yok" diye anlatıyor.

İŞLENMİŞ GIDAYA HAYIR

Karaciğer yağlanmasının şişman ve obez grubun hastalığı olduğunu söyleyen Başaranoğlu, Siz aşırı yediğinize kalori vücutta yağ oluyor. Göbek çevreniz büyüyorsa karaciğeriniz de yağlanıyor. Metabolik bozukluk neticesinde gelişen yağlı karaciğer hastalığının bilinen, kabul edilmiş ve onaylanmış ilaç ya da cerrahi tedavisi yok. İlkokul çağındaki çocuklar bile yağlı karaciğer hastası olur. Bu nedenle trans yağ, doymuş yağ ve mısır şurubu kökenli sanayi tipi fruktoz içeren işlenmiş gıdaların ve içeceklerin hepsinden uzak durun" diyor.

 

 

 

BAĞIMLILIK YAPIYOR

Şeker çeşitlerinin ikiye ayrıldığını ifade eden Başaranoğlu, "Glukoz, vücudumuzda hayati bir öneme sahiptir. Siz bir meyve ya da sebze yerseniz bu vücudunuzda glukoza dönüşür, beyine kadar gider. Beyin de vücuda faydalı biçimde bunu dağıtır. Ama işlenmiş gıdalardaki früktozu beyin kullanamaz. Früktoz doğrudan karaciğere gider. Bu da karaciğer yağlanmasına neden olarak, siroz yapabilir. Früktoz içeren gıdalar sürekli acıktırır. Çocuklar için bu konu çok önemli. Anneler "Bir kereden bir şey olmaz" deyip işlenmiş gıdaları çocuklarına yedirmesinler. Bu tür gıdaların bağımlılık yapıcı özelliği var" şeklinde konuşuyor.

EKMEK ZARARLI DEĞİL

Ekmek tüketiminin karaciğere zararının olup olmayacağını sorduğumuz Prof. Dr. Metin Başaranoğlu, "İngiltere'de neredeyse hiç ekmek tüketilmiyor, bizde tüketiliyor. Rakamları karşılaştırdığımızda karaciğer yağlanması oranlarımız aynı. Sorun ekmek değil, başka şeylerde. İşlenmiş gıdaları fazla tüketiyoruz. Paketlenmiş gıdaları, şekerli içecekleri tüketmeyelim. Yapabiliyorsanız paketli gıdalardan uzak durun. "Şekersiz" ibaresi olan ürünleri tercih edelim. Pazardan alışveriş yapalım. Meyve ve sebzeyi mevsiminde tüketelim. Beş öğün yemek yiyeceksiniz. "İçeceksiz duramıyorum" diyenler mineralli su içsin. Doymuş yağ içermeyen ürünler tüketin ve hareketli olun" diyerek önerilerini sunuyor.