AB’nin çocukları WhatsApp’ta çevrimdışı
12.5.2018 21:56:00

 

 7 MAYIS 2018

gerçekhayat

 

Her gün 1 milyar aktif kullanıcı Whatsapp'tan mesaj atıyor. Bu günde 55 milyar mesaj, 4,5 milyar fotoğraf ve 1 milyar video demek. Yani ortalama bir insan günde 250 mesaj atıyor. Bu kadar yaygın kullanılan uygulama, Avrupa Birliği ülkelerinde 16 yaşından küçüklere yasaklandı. Yasağın arkasında arka arkaya patlayan veri ve güvenlik krizleri var, Avrupa Birliği üyesi ülkeler en azından çocukların mahremiyetini koruma adına bu kararı aldıklarını söylüyor. Karar sosyal medya üzerinde dolaşan kuşkunun da habercisi: Mahremiyetimize ne kadar saygılısınız?

WhatsApp, Avrupa Birliği'nin yeni veri mahremiyeti kurallarının ilk kurbanı oldu. Uygulama artık AB ülkelerinde 16 yaşından küçüklere yasak.

Şimdi de WhatsApp'ın AB ülkelerinde herkes tarafından kullanılamıyor, kullanım yaşı 13'ten başlıyor, ancak bu yeni kararla beraber kullanıcıların 16 yaşından büyük olduklarını doğrulamaları bekleniyor.

Aslında yasağın ilk adımları geçen aylarda patlayan Facebook kriziyle kendini duyurdu. Veri güvenliği konusunda kuşkular uyandıran bu gelişmelerin ardından gelen karar AB Genel Veri Koruma Kuralları (GDPR) kapsamında 25 Mayıs'ta uygulamaya girecek.

Bu ne demek? Karar insanların şirketlerin kişisel bilgilerini nasıl kullanabileceği konusunda çok daha fazla denetim sahibi olması anlamına geliyor. Hatta bilgilerinin silinmesini isteme hakkına da sahip olacaklar. Böylece yetişkinler verilerini kişisel beklentilerine göre koruma altına alırken, çocukların kişisel verilerinin pazarlamasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

WhatsApp: Yardımcı oluruz

WhatsApp uygulamasının sicili temiz değil, geçmişte de veri paylaşımı uygulamaları nedeniyle soruşturulmuştu. Dolayısıyla karar karşısındaki tavrı "üst düzey yeni şeffaflık standartlarına" uyacaklarını açıklamak oldu. AB dışındaki ülkelerde yaş sınırı yine 13.

Başka internet uygulamalarında da benzer bir sorun söz konusu. Snapchat, Instagram, Pinterest, Twitter. Musical.ly ve Reddit gibi uygulamalar da 13 yaş ve altına yasak. Ancak Facebook altı yaş ve üstü çocukları hedefleyen Messenger Kids uygulamasıyla farklı bir yöntem izledi. Messenger Kids reklam almıyor ve ABD'deki Çocukların İnternetteki Mahremiyetini Koruma Yasası'nın (COPPA) daha küçüklerin kişisel bilgilerinin toplanmasının yasağına uygun tasarlandı.

Bilgilerimizi alabilir miyiz?

Artık kullanıcılar WhatsApp'a sakladığı bilgileri rapor halinde vermesi talebinde bulunabilecek. Yeni kullanım kurallarıyla kullanıcılar, uygulamanın sakladığı bilgilerini ayrıntılı bir rapor olarak indirebilecek.

Dijital Araştırmalar Derneği Başkanı Gökhan Yücel bu durumun "interneti kim yönetecek" sorusundan çıkan bir soru olduğunu söylüyor:

"Teknoloji ilerledikçe en üst internetin yönetişimi konusu. ‘İnterneti kim yönetecek' sorusu daha sık sorulmaya başlandı. İnternet dediğimiz yer sonsuz bir veri madeni olduğu için, insanların kişisel verileri insanlardan habersiz ama hukuki olarak tutulduğu için ve biz bunların yeni yeni farkına vardığımız için yeni tartışma başlıkları da açıldı. Kullanıcıların farkında olmadığı bir süreç işliyor. Teknoloji sağlayıcılar, dijital reklam platformları, normal kullanıcıların bilmediği yüzlerce teknik arka planın içinde bu büyük sistemde kullanıcı verisi çok büyük olduğu için bu olayların hukuki regülasyonu, devletlerin yönetim sistemlerinin bu kullanıcı verilerini nasıl değerlendirecekleri, kullanıcı mahremiyetinin nasıl saklanacağı konusunda farkındalık yeni oluştu. Devletler bu duruma yeni cevap vermeye başladı."

Kullanıcıların talep edebildiği ve sosyal medya uygulamalarının tuttuğu bilgiler arasında kullanılan telefonun markası ve modeli, telefon rehberindekiler ve gruplar ve engellenen telefon numaraları var.

Kurucu Mark Zuckenberg yargı karşısına çıkıp, Facebook hakkındaki eleştirilere cevap vermişken, bu sosyal medya ağı farklı bir yöntem izliyor. Facebook GDPR'ye uymak için 13-15 yaş arası kullanıcıların bilgilerini paylaşabilmeleri için anne-baba ya da vasinin iznini isteyecek. Bu izin verilmezse, Facebook'un tamamen kişiselleştirilmiş versiyonunu göremeyecekler.

***

Yasak ABD-AB rekabetinin yansıması

-Avrupa'da WhatsApp'ın 16 yaşa kadar yasaklanmasını nasıl okuyabiliriz?

AB ülkeleri ve dolayısıyla Avrupa Parlamentosu, vatandaşlarının bilgi güvenliğini önemseyen bir anlayışa sahip. Genelde bu tür adımlar genelde AB ülkelerinden geliyor ve teknoloji şirketleri buna göre kendi politikalarını güncelliyor. AB, Genel Veri Koruma Yönetmeliği çıkardığında dikkat ederseniz bizim de yararlandığımız, Facebook, Twitter, Instagram, WhatsApp gibi sosyal platformlar, Microsoft gibi bugün teknolojide tekel olmuş firmalar hemen kullanıcı sözleşmelerini yenileyip, kullanıcılarına bunları tekrar onaylattılar. Bu AB'nin veri güvenliği konusundaki gücünü gösteriyor. Bunun son örneği de sizin bahsettiğiniz gibi, WhatsApp örneğinde yaşandı. 25 Mayıs'ta yürürlüğe girecek AB Genel Veri Koruma Yönetmeliği gereğince, Avrupa'da yaşayan 16 yaşından küçükler WhatsApp kullanamayacak. Pek çok sosyal platformda yaş sınırı 13. AB bu yaş sınırını 16'ya yükselterek vatandaşlarının daha doğrusu gençliğinin güvenliğini ne kadar önemsediğini göstermiş oldu. AB ülkeleri genellikle ABD şirketlerinin tekelinde olan teknoloji şirketlerine karşı daha fazla hassas. Bu da ABD-AB rekabetinin siyasi arenaya yansıması olarak değerlendirilebilir.

-Whatsapp, Facebook, Twitter güvenliği son zamanlarda tartışmalı hale geldi, çocukların bu uygulamalara erişimi bir tartışma konusu yapılmalı mı?

Yaş sınırı olası güvenlik risklerini önlemek için önemli. Her ne kadar yaş sınırı genellikle 13 olarak uygulansa da buna pek uyulduğu söylenemez. Sonuçta kullanıcının kaç yaşında olduğunu kontrol edecek bir mekanizma yok. Bugün aileler yeni doğan bebeklerine bile Facebook hesabı açabiliyor. Çünkü üye olurken doldurulan bilgilerde kullanıcının beyanı esas alınıyor. Tüm uyarılara rağmen aileler, çocuklarının fotoğraf ve videolarını, özel bilgilerini sosyal medyada paylaşmaktan vazgeçmiyor. Çocukların güvenliği için hangi uygulamalara eriştiğinin ailelerce denetlenmesi önemli. Ebeveyn yazılımı kullanarak bu sağlanabilir. Aileler çocukları en azından belli bir yaşa gelene kadar onlarla açık bir iletişim kurarak olası riskleri önleyebilir.

-Bu tür uygulamaların gelecekte ortaya çıkarması muhtemel sorunları nelerdir?

Sosyal medyada sadece metin, fotoğraf ve video paylaşmıyoruz. Konum bilgilerimiz, saat kaçta nerede olduğumuz, hangi güzergâhları takip ettiğimiz gibi kritik bilgiler yeterli gizlilik ayarlarını yapmamışsak takip edilebilir. Mesela art niyetli kişiler, evimizde kimsenin olmadığı saatleri kısa bir sosyal medya takibiyle bulabilir. Bu da hırsızlara hatta azılı suçlulara kapı aralayan bir durum. Çocukların ailelerinden habersiz olarak sosyal medyada yaptığı paylaşımlar konum bilgisi içerebilir. Çocukların kendisini akranı gibi tanıtan tanımadıkları kişilerle WhatsApp'ta mesajlaştığı, ailesi, evi ve kendisiyle ilgili bilgiler verdiği gibi bir senaryo felaketle bitebilir.

-Bundan sonra sanal dünyada kişi mahremiyeti daha tartışmalı bir hale gelecek mi? 

Bireysel mahremiyet, tüm dünyada tartışılan bir kavram. Bu konuda bilinç oluşması için çalışmalar yapmak gerekiyor. Hem kamu ve hem de sivil toplum kuruluşlarının farklı çalışmaları varsa da, yetersiz. Bu nedenle ‘bireysel mahremiyet' kavramını gündemde tutmak gerek. İnsanlar bilinçlendikçe konunun daha fazla gündemde olacağını söyleyebiliriz.