Ailenin koruyucusu olarak kadın
24.4.2018 14:33:00

 

Medaim YANIK

myanik@stargazete.com

05 Mart 2018 Pazartesi

 

Kadın erkek ilişkilerinde genellemeler yaparken dikkatli olmak lazım. Kadınlar şöyle erkekler böyle şeklindeki genellemelerin çoğu yanlış. Çünkü hayatta her şey spektrumal dağılır. Farklı kadınlar ve farklı erkekler vardır. Örneğin çok sayıda çalışmada gösterildiği gibi, eşler arasında tekrarlayıcı sorun olduğunda, sorunu ısrarla konuşmak isteyen yüzde 80 oranında kadın ve içe kapanma tepkisi veren yüzde 80 oranında erkek iken, yüzde 20 vakada bunun tam da tersi olur. 

Yine de kadın ve erkek olmaya bağlı ortalama farklılıkların olduğu söylenebilir. Örneğin kadınların sözel iletişimde daha fazla olduğu veya erkeklerin aklına cinselliğin daha fazla gelmesi birçok çalışmada gösterilmiş durumda. Bilim dili ile gösterilmemiş olsa bile, ben ailenin korunması ve bir arada tutulması konusunda kadınların erkeklerden daha çok çaba gösterdiğini düşünüyorum.   

 

Erkeği ve çocukları evde tutma çabası

Kadınlar eve daha bağlıdır. Erkeği ve çocukları evde tutmaya çalışırlar. Olumlu anlamda evin muhafızlarıdır. Kadınlar için ev halkını bir arada tutma o kadar güçlü bir güdüdür ki her akşam eşine ve çocuklara "ne zaman geliyorsun?" sorusunu sormaktan bıkmazlar. Kadın çalışsa da bunu yapar çalışmasa da.  

"Erkeği evde tutma gerilimi" bazen eşler arasında temel sorunlardan biri olur. Erkek kadın tarafından eve tıkılmak istendiğini düşünür. Kadın ise adamın evden kaçmaya, ev dışında hayat kurmaya çalıştığını söyler. Çok şükür ki, çoğu çift bu konuda dengeyi bulur.   

 

Çocuklardaki sorunları erkenden görme eğilimi

Kadınları gelişmiş becerilerinden biri de çocuklardaki hem bedensel hem de psikolojik sorunların belirtilerini daha önceden görebilmeleridir. Birçok gerçek sorunda erkekler "bir şey olmaz", "normaldir, geçer" deme eğiliminde iken, kadınlar problem hem görür hem de çare arama davranışının öncüsü olurlar.   

 

Evlilik ilişkisindeki problemleri daha erken görme ve çare arama

Evliliklerde sorun olmaya başladığında bunun ilk işaretini kadınlar sezer ve gündeme getirirler. Farkına varmakla kalmazlar gündemde de tutarlar. Erkekler genellikle hem sorunları geç fark ederler hem de önemini daha geç anlama eğilimindedir. Hatta erkekler evlilikte yolunda gitmeyen şeylerin gündeme getirilmesine, özellikle de dışarıdan bir yardım alınmasına isteksiz olurlar.  Bu sebeple de aile ve eş terapilerinin randevuları çok büyük oranda kadınlar tarafından alınır.   

Kadınların aileyi bir arada tutma ile ilgili güdülerinin ve aile problemlerini görmede detektörlerinin bu kadar gelişmiş olmasının açıklaması değişik şekillerde yapılabilir. Fıtrat, toplumsal düzende öğrenilmiş kadın erkek rolleri, davranışın nesiller boyu aktarımı, kendini koruma veya çıkarına davranış vb. açıklama şekilleri olabilir. Açıklama ne olursa olsun, kadının aile alanındaki tutumu ve becerileri ailenin yaşaması için fonksiyonel hatta elzemdir.   

Yalnız, önereceğimiz politika ailenin korunması işini sadece kadına vermek olamaz. Aksine erkeklere kadınların aile ile ilgili gündemlerini ciddiye almalarını ve kadına eşlik etmeleri gerektiğini söylemek lazım.