Beyin sandığınız kadar mükemmel mi?
15.1.2018 10:52:00

 

Beyin sandığınız kadar mükemmel mi?

Çocukken yaşadığınız bir olay, iş yerinizde karşılaştığınız bir zorluk sizi depresyon, anksiyete gibi türlü hastalıklara sürükleyebilir. Çünkü beyin bu tarz problemlerle karşılaştığında ne yapacağını şaşırıyor! Travma temizleme sistemi NeuroFormat'ın kurucusu Barış Muslu bize "Beyin sandığınız kadar mükemmel değil, son derece ilkeldir" diyor ve çağa ayak uydurmak için ipuçlarını sıralıyor.

  • BÜŞRA UĞRAŞ

  • 06.01.2018  

    star pazar

Psikolojik sıkıntılar şöyle dursun fiziksel hasalıkların bile temelinde geçmişten gelen travmaların olabileceğini artık hepimiz biliyoruz. Dünyanın her geçen gün sürüklendiği kaos, başarma hırsımız, hayatın hızına yetişebilmek için verdiğimiz mücadelenin sonucunda antidepresan ilaçlarının satışı bugün hiç olmadığı kadar yüksek. Toplum içinde alay konusu olan ‘Çocukluğa inmek' deyimi ise aslında son derece doğru. Bizi hayata karşı mağlup etmeye çalışan yine kendi beynimiz, çocukluğumuzda, geçmişimizde yaşadığımız travmalar... Yıka Beynini, Beynine Format At, Sağlığına Format At ve NeuroAşk kitaplarının yazarı ve travmalardan kurtulma sistemi NeuroFormat'ın kurucusu, teorisyen Barış Muslu ile bu konuyu görüştük. Özellikle okul çağındaki çocukların başarılarını arttırmak için bu günlerde NeuroBaşarı adlı bir program üzerine yoğunlaşan Muslu bize beynin sandığımız kadar ‘mükemmel' olmadığını söyledi. Ona göre beyin, hala olaylara ilkel çağda gösterdiği tepkileri veriyor! 

- Aslında mühendissiniz. Psikolojiye nasıl yöneldiniz?

ABD'ye 16 yaşımda, lisedeyken, gitarist olmak için gittim. Ama sohra iki yıl atlayarak mühendislik okudum. 20 yaşımda mezun oldum. 1994 yılında orada  psikoloji ile ilgilenmeye başladım. NLP ile. Ancak ABD'yi pek sevemedim. 95'te Türkiye'ye döndüm ve NLP ile ilgili danışmanlık verdim. Daha sonra NLP'nin düşündüğüm kadar etkili olmadığını fark ettim. 2005'te ise NeuroFormat'la ilgilenmeye başladım. 

- NeuroFromat nedir?

Bir beyin arındırma sistemi. Belirli göz hareketleri ve vücutta yapılan dokunuşlarla özellikle travmalar sırasında ortaya çıkan negatif duygunun deşarj edilmesi prensibine dayanır. Yaşanan travmatik olayların beyinden etkisinin temizlenmesi, fobiler, depresyon, panik atak, sigara, kilo gibi birçok sorunda kısa sürede etki gösterir. Tekniğin detaylarını çok kısaca anlatmak oldukça zor. Kısaca; yaşadığı kötü bir olayın etkisinden kurtulmak için NeuroFormat tekniğini uygulayan kişi beynin iki lobunun da aktif olmasını sağlayan özel bir pozisyonda oturur. Bu arada, gözleri kapalı bir şekilde, kendi bedeninde bu olayı yeniden yaşadığını hayal eder ve bir yandan bu olayı sesli olarak anlatır. Kötü olayı yeniden yaşarken, kötü hissettiği anlarda ‘zamanı durdurarak', gözlerini sanki kitap okur gibi en üstten başlayarak, sağdan sola sıra sıra yavaşça hareket ettirir. Bu göz hareketlerinin amacı, hangi göz pozisyonlarında duyguların çok daha yoğun olduğunu bulmak ve o kötü duygulara erişmek. Kötü duygunun en yoğun olduğu göz pozisyonu yakalandığı an, bu duyguyu genelde baş üzerinde bulunan tek bir noktaya devamlı yapılan vuruşla temizlenir. Tüm etki temizlediğinde kişinin olayla ilgili fikri değişir. Olayla ilgili kötü hissetmez artık. Beyin, hastalıkları bilindiğinden çok daha fazla tetikliyor aslında. Beyni değiştiren şey travmalardır. Bu bazen birinin sana yaptığı bir şaka bile olabilir... 

- Beyin bu kadar karmaşık ve eşsiz bir organken nasıl böylesine ufak olaylardan bile etkileniyor?

Beyin karmaşık, çok güçlü ama bir o kadar da aptaldır. İnsanlar beyninin mükemmel olduğunu zannediyorlar ve bu tam bir palavra! Beynimiz, özellikle de bizim kontrolümüzde olmayan bilinçaltımızın işleyiş mantığı oldukça eski. Mesela, heyecanlandığımızda kalbimizin çarpmasının amacı, o an yırtıcı bir hayvandan hızlıca kaçma ya da güçlü bir şekilde savaşma isteği. Beyin tehlikede olduğumuzu hissettiği an, milyonlarca yıl önce oluşan bir tepkiyi veriyor. Kanı hızlıca iç organlarımızdan ayak ve ellerimize pompalamak istiyor. NeuroFormat sadece bir olayın beyindeki hissiyatını değiştirmekle ilgili değil. Beyin kötü olaylar sırasında değişiyor. Bunun nedeni aslında yaşanan kötü olay sırasında bir tedbir almaya karar vermek. ‘Bu tedbirler nedir?' derseniz hasta olmak derim. Hayır, tabii ki beyin bizi hasta etmeye karar vermiyor. Onun yapmaya çalıştığı şey, bir travma anında o travmaya aslında bir organımız üzerinden çok ilkel ve gereksiz bir tedbir almak. Kötü bir olayı sindirilemeyen bir besin olarak değerlendirip, bağırsakları fazla kapasiteyle çalıştırabilir. Ya da birini kaybettiğimiz zaman, aslında sıcak bir yerde tek başınıza kalmışsınız gibi vücudunuzda su tutmaya karar verebilir. Kilo alırız mesela... NeuroFormat'ın mantığı aslında sorunları beynin kendi kendinin çözmesini sağlamak. Eğer beynin hangi olayda bu gereksiz tedbiri ortaya çıkardığı bulursak, o olayın beyindeki etkisini temizlersek, beyin kendi kendine sorundan kurtulur. Tamamıyla doğal bir şekilde. Tek yapılması gereken, beynin nerede korkarak gereksiz ilkel tedbiri ortaya çıkardığını bulup, o duyguyu boşaltarak onu rahatlatmak. Her şey beynin kendi iyileşme gücünü ortaya çıkarmakla ilgili.

BAŞARININ SIRRI ÇÖZÜLDÜ!

- NeuroBaşarı diye bir program sunuyorsunuz. Detayları öğrenebilir miyiz?

NeuroFormat'ın başarısı artık herkes tarafından kabul edilebiliyor. Şimdi bu yöntemi başka sistemlerle de birleştirerek özellikle 11-18 yaş aralığındaki, okul çağındaki çocuklar için bir program oluşturduk. Çocuklar çok küçük yaştan sınav stresi ile tanışıyor, eğitim sistemi sürekli değişiyor ve onlardan hep başarılı olmalarını bekliyoruz. Öyle ki yaşadığımız bu zamanda başarısız olmak gibi bir şansları yok! Hepimiz başarılı olmak istiyoruz ama bir şekilde olamıyoruz. Belki bir bağımlılığımız var; Facebook, bilgisayar oyunu ve benzeri. Dikkat dağınıklığı, özgüven eksikliği, yüksek stres gibi nedenler de çocukların başarılı olmalarının önünde büyük bir engel... Bu gibi nedenlerden dolayı çocuk hem sorumluluklarını yerine getiremiyor hem de önünde engeller olduğu için yapsa da başarılı olamıyor. Ebeveynler çocuklarını başarılı olmak için zorluyor ama çocuğun içindeki bazı problemleri çözmediği için sonuç alamıyor. O sorunları çözmek dershaneye göndermekten daha önemli! Ebeveynlere ‘Çocuklarınızı bize emanet edin, her şey daha güzel olacak' diyoruz. Biz onlara bir şey öğretmeyeceğiz. Biz, NeuroFormat ve benzeri başka sistemleri kullanarak çocuğun başarısı önünde duran engelleri, çocukla birlikte yeneceğiz. Güzel sonuç almak için yaklaşık dört ay sürdürmemiz gerekiyor. Ancak tabii bu da kişiye göre değişir. Özellikle sınava girecekleri yıllarda haftada bir kez görüşmek en ideali. 

GEÇMİŞLE BİRLİKTE YAŞARIZ

- NeuroFormat'ın EMDR'dan ne farkı var? Ayrıca NLP de benzer değil mi?

EMDR'ın üç yıl üzerinde çalıştığı travmayı biz yaklaşık iki seansta çözebiliriz. Evet, EMDR da aynı konu üzerine çalışıyor ancak çalışma biçimi farklı. Onda duyguları aşırı yoğunlaştırmadan belirli göz hareketleriyle ya da verilen bazı ritimlerle travma yüzeysel olarak temizlenir. Derine girmekten çekinilir. O toprağı süpürgeyle süpürürken biz kürekle girişiyoruz diyebilirim. NLP'nin çok yanlış bir yöntem olduğunu düşünüyorum. O yöntem geçmişin çok önemli olmadığını geleneksel olarak savunur. Oysa biz geçmişimizle beraber yaşıyoruz. NLP'yi pek tavsiye etmiyorum.

TEVEKKÜL TRAVMADAN KORUR

- Zeki insanların daha çok psikolojik problem yaşadığı söylenir...

Zekiler çok fazla parametreyi hesap ederler, kendilerinden çok daha fazla beklentileri vardır bir de kendilerini çok daha iyi kontrol ettiklerini zannederler! Olayları kontrol etmeye çalışmak travmaların artmasına neden olur. Zaten tevekkül eden insanlarda travmalar çok etkili olmaz. Sevdikleriyle cennette buluşacağına yüzde 100 inanan birinin, yaşadığı kayıplar büyük travmalar oluşturmaz. Kabullendiğinde, kaderine tevekkül ettiğinde beyin, yaşanan olaylara o kadar da hazırlıksız yakalanmıyor. Sakin kalabilmenin anahtarı tevekkül etmektir. Her zaman her şeyi kontrol etmeye çalışır, mükemmele odaklanırsanız kendinizi hasta edersiniz.  Tevekkül etmek bazen dini inançtan kaynaklanır bazen karakterden. İnancınız ne olursa olsun olayları akışına bırakmayı denemelisiniz.