Yayıncılık sektöründeki sorunları ve kalitesiz kitapların asıl sebebi popülerlik
24.12.2018 15:55:00

Millî Gazete, yayıncılık sektöründeki sorunları ve kalitesiz kitapların çıkışını irdelemeye devam ediyor.    

 

Önceki gün, dikkat edilmeden yayınlanan ve cinsel istismarın, şiddetin anlatıldığı kitapların hazırlık süreciyle topluma etkisini uzmanlarla konuşmuştuk. Bugün Türkiye'nin önde gelen yayınevleriyle görüşerek sektörün bu hale nasıl geldiğini, neler yapılması gerektiğini konuştuk. Beyan Yayınları ve Yedi İklim Dergisi Editörü Osman Koca, sürecin 1960'lara dayandığını belirtirken, Yenidevir Yayınevi Koordinatörü Abdullah Aydın Demir, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde bir yayın öncesi denetleme kurulu oluşturulması gerektiğini söyledi.

"BAKANLIKTA DENETLEME KURULU OLUŞTURULABİLİR"

Millî Gazete'ye konuşan Yenidevir Yayınevi Koordinatörü Abdullah Aydın Demir, "Yaşadığımız çağda kitap baskı oranları arttı. Bunu tetikleyen şey yazarın medya aracılığıyla okuyucuya daha fazla ulaşması. Bu da popülizmi getiriyor. Aykırı, değişik, ‘bunu farklı söyleyeyim, daha popüler olurum' diyen, ergen psikolojisini hedef alan, toplumun genel ahlak çerçevesini önemsemeyen kişiler ortaya çıkıyor. Popüler, fenomen olma ve daha çok satma kaygısı var. Bu kaygıdan dolayı da toplumda olumsuz etkiler bırakmayı umursamıyorlar. Televizyon yayınları RTÜK tarafından denetleniyorken, kitaplarda Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde bir yayın öncesi denetleme kurulu oluşturulabilir" ifadelerini kullandı.

"OLAYA MADDİYAT GÖZÜYLE BAKIYORLAR"

Yayınevi olarak yayına hazırlık sürecinden bahseden Abdullah Aydın Demir, "Yayınevi olarak öncelikle çocuk kitaplarına yönelik daha fazla ihtimam gösteriyoruz. Bundan dolayı eserlerimizi birkaç editörle hazırlıyoruz. Pedagojik formasyona uygunluğunu işin uzmanlarıyla inceliyoruz. Üretilen her yayının bir insanı, dahası tüm insanlığın geleceğini olumlu olumsuz etkileyeceğini düşündüğümüz için işin vebal boyutunu da hesaplıyoruz. Birçok yayınevi artık vebal ve kaliteden sıyrıldığı için olaya maddiyat gözüyle bakıyor, bu da kalitesiz işler ortaya çıkarıyor" şeklinde konuştu.

"BATI EDEBİYATI DİYE MÜSTEHCEN NEŞRİYATLAR ÖĞRENCİLERE OKUTULDU"

Beyan Yayınları ve Yedi İklim Dergisi Editörü Osman Koca, gazetemize konuşarak, sürecin 1960'ta başladığını söyledi. "1960 sonrası Türk matbaasında argümanlar, İslam'a saldırmak için dolaylı ve dolambaçlı yollar kullanmak için terk edildi" diyen Koca, "O dönemde Batı edebiyatı adı altında birçok müstehcen neşriyat sözüm ona klasik adı altında öğrencilere zorla okutuldu. Bu derin tehlikenin farkına varmayan 60 sonrası kuşak Doğu'nun sahi, muhkem ve kavi kaynaklarını bırakarak yönünü, yüzünü Batı'ya döndü. 60'ı baz alarak söylüyorum, ilk kuşak her ne kadar bunları okumaya başlamış olsa da yadırgayıcı fikirlerini bırakmadı. İkinci kuşak sorgulama kültürünü tamamen bırakarak müstehcen Batı kaynaklarını klasik olarak belirlemiştir. 2000 yıllar sonrasında da Steinbeck, Emile Zola gibi birçok kaynak maalesef klasik adı altında gençlere yutturuldu" dedi.

"HIZ VE HAZ ÇAĞININ KURBANLARI"

Kalitenin zayıfladığını belirten Koca, "Kalite, eleştirel akım ve düşünce yeteneği; görsel medya, gazete, televizyon, akıllı telefon ve internet ortamında zayıflatıldığı için insanlar hızla tüketime yönelmişlerdir. Her alanda olduğu gibi matbuat alanında da çılgınca tüketim başladı. Birçok yayınevi içeriğinden habersiz kitapları, takma isimlerle yayınlıyor. Özellikle sanal dünyanın fenomenleri olarak gözüken çoğu Wattpad çıkışlı, fikir fukarası gençlerin ipe sapa gelmez düşünceleri yüzlerce baskı yapmıştır. Günümüz gençliği aceleci, hazımsız ve tahammülsüz olduğu için fikirden ziyade içi boş kitaplara yönelmiştir. Bunlar hız ve haz çağının kurbanlarıdır. Devletin bu anlamda ciddi bir kültür politikası olmadığı için korsan yayıncılık da iyi denetlenmediği için bu alanda ciddi boşluklar oluşmuştur. Günümüz okuma kültürüne baktığımızda yani çok okunanlar listesine bakıldığında meramımız çok daha iyi anlaşılır" ifadelerini kullandı.