...

15.3.2017

‘DÜNYANIN İYİLİĞİ İÇİN TÜRKİYE’ DERKEN, ÇOCUĞU FARKETMEK


3-5 Mart 2017 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi önemli bir etkinliğe, 3.Milli Kültür Şurasına ev sahipliği yaptı. Önemliydi zira; en sorunlu alanlarımızdan biri olan kültür konusunda  Cumhuriyet tarihi boyunca sadece iki şura yapılmıştı. 2. Şura bundan  28 yıl önce yapılmıştı. Osmanlı'nın son yüzyılında başlayıp Cumhuriyet sonrasında bir devlet politikası olarak belirlenen Batılılaşma-çağdaşlaşmanın  tamamen batılı bir eksene oturttuğu bu ülkede Milli Kültürün; bize özgü, yerli, milli ve nevi şahsına münhasır olanın değeri maalesef uzun zaman bilinemedi. Radyolarda kendi müziğini dinlemeyi yasaklayacak kadar batılı olduğu günlerden geçti bu ülke. Dilinden, değerlerinden, kıyafetinden, kültüründen dolayı hep bir kompleks içinde oldu bu ülke insanı.Bir çok kez  olmadığı gibi davranmaya zorlandı. Hep bir birilerine benzeme,birilerini aşma, ulaşma derdi oldu, kendi olamadı. Bedeli ağır ödenen,  Arap alfabesiyle yazıldığı için Osmanlı Türkçesine, bin yıllık dil birikimine elveda dedirten bir batılılaşma serüveni yaşandı bu topraklarda.   Osmanlı'nın reddi mirası üzerine, küllerinden doğmayı da reddederek, yeni bir ülke inşa edildi. Biz de bu  ülkenin kafası karışık çocukları olarak varlık savaşı veriyoruz.
Şura süresince ülkemizin çok değerli ilim ve fikir adamlarıyla görüşme ve fikirlerinden istifade etme imkanı oluştu. Ülkemizin şimdi ve geleceği adına kafa yoran bu kadar çok ilim, fikir ve sanat adamının varlığı ülkemiz adına ümit verici idi. Şura boyunca katıldığım Çocuk ve Kültür Komisyonunda ülkemizde çocuk  konusunda emekleriyle hepimizin yakından tanıdığı yazar,çizer, şair, akademisyenler vardı.Kendileriyle aynı havayı teneffüs etmekten çok müstefid olduğumu ifade etmeliyim. Mustafa Ruhi Şirin'in başarılı yönetiminde çok verimli bir komisyon çalışması sağlandı. Çocuk kitapları yazarı öğretmen Gülten Dayıoğlu'nun tecrübe ve tavsiyeleri, 23 yıl evvel rahleyi tedrisinden geçtiğim üniversiteden bir  hocamla aynı komisyonda bulunmak, Yalvaç Ural gibi çocuklar üzerine kafa yoran bir yazar ve çizerle çocuklarla ilgili kaygılarımızda, ortak hassasiyetlerde buluşmak çok değerliydi. Can Soysal gibi TRT'de çocuk yayınları konusunda en önemli ismin tecrübeleri ve tavsiyeleri çok önemliydi. Bir toplumun en değerli şeyi geleceği olan çocukların bu ülkenin ve geleceğin tohumu olduğunu ve bu tohumun hiçbir güç tarafından kötüye kullanılmaması gerektiği, çocukların haklarıyla kabul edildiği, su istimal edilmediği, masumiyetinin sömürülmediği bir dünya ve ülke için çaba göstermeye hazır ne çok yürek vardı. Çocuklarda dil gelişimi ve yapılması gerekenler, ülkenin kültürel gelişimde çocuğa yapılacak yatırımın değeri, medyanın kötü etkilerinden çocuğun korunması, çocuktan çalınan doğal çevrenin, kütüphanelerin tekrar çocukların hayatına dönmesi için yapılması gerekenler, digital yerli çocuklara rehberlik edecek digital göçmenlerin çocuğu koruyacak kadar digital hakimiyet kazanmasının hayatiyeti vurgulandı. Yalvaç Ural'ın deyimiyle gizli bir elin dünyanın her bir yanında çocuğun bedeni, sağlığı,aklı üzerindeki tahakkümünü farketmeli ve insanlığın geleceği için en değerli şey olan tohumlara sahip çıkmak gerekliydi. Çocukların  konuşulduğu bir komisyonda çocukların varlığı ve fikirleri de olmalıydı elbet.Çocukluk anavatanımız ve insanlığın korunması gereken geleceği,eskimeyen yeni, hırpaladığımız, anlamaz sandığımız saf ve küçük gördüğümüz hazinemiz. Hayatın rengi, içinde geleceğin ufku olan yenilik pınarı.Bize hayatı yeniden öğreten sabırlı küçük öğretmenler onlar. Evde, okulda, ekran karşısında fabrika ayarlarını bozup tek tipleştirdiğimiz küçük insanlar. Kıymetlerini bilmezsek dünyanın da kıymetsizleşeceği,değerleri fark edilmezse geleceğimizin kararmasının içten bile olmayacağı küçük insanlar, çocuklar. Çocukluğa yeni bir pencereden bakmak, ebeveynler, öğretmenler, akademisyenler ve yasa koyucular olarak çocuğun varlığına saygı duymak ve tüm haklarını korumak zorundayız ki bu gezegende varlığımız daha anlamlı olsun. Belki de dünyanın iyiliği için Türkiye derken, buradan çıkmalıyız yola. En değeri şeyimizden başlamalıyız, yeni bir çocuk yetiştirme ufkumuz ve iddiamızla.AYŞE BOSTANCI2017 Mart /İstanbul


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz