...

23.2.2017

Bizi böyle bilmeyin

 

Reklamın mottosunun aksine biz de diyoruz ki orada durun biraz "bizi böyle bilmeyin"Bizi böyle bilmeyin


BETÜL ŞATIR

Gün geçmiyor ki praym taymımıza düşen cinnet miktarına her gün bir yenisi eklenmesin. Ahlakımız beynimiz kulak memesi kıvamına getirilip kızgın fırınlarda yanana kadar pişirilmesin.  
Güzel olmakla narin olmakla takı sevgisiyle kadına hasredilen bütün duygu ve tanımlarla bir zoru olduğunu sevimli bir dille ifade ettiğini zannediyor aklısıra.
Hamuru yoğuran ellerle hamur yoğurup karın doyuran annelerle fedakar kadın portresinin içine sığan her şeyle çatıştığını çekinmeden ilan eden bir reklam dönüyor şu sıralar.
Süregiden ve güzel olan; bizi biz yapan bütün rituellerle dalga geçiyor. 
Pervasızca tekrar tekrar dönüyor bütün zamanlarda. Sanki normal akışta çok güzel şeyler varmış gibi reklamı ötelemek anlamsız oluyor fakat anlamsızlıkların baş köşesine oturmaya aday bir reklam olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz  
Aile fotoğrafını aşağılayarak başlıyor reklam. 
Aile olmayı aile resmi vermeyi ağzına taktığı boksör dişliği ile sinirli ve alaycı bir tutumla sert bakışlı birkız bozuyor senaryonun gereği olarak.  Agresif sinirli kaba ve erkeksi bir kız bu. Ama reklam devam ettikçe bakıyorsunuz hepsi böyle oyuncuların. Soğuk çatık kaşlı öfkeli... Hanımefendiliği temsil eden elbisesi birden soyuluyor reklam öznesinin ve kabuk değiştiren bir canlı gibi karakteri de değişiyor adeta. Eski halinden yeni haline geçişi klasikten spora geçiş değil de özgürlük yenilik modernlik güzellik artı değerler silsilesi olarak dayatıyor reklamın iç sesi. 
Spor yapmayı gelenekseli reddetmekle hastalıklı bir hal takınarak özdeşleştiriyor nedense. Reklamda vadettiği mutluluk hiç bir kadın figüranı gülümsetmiyor hayret. 
Gülümsemeye yanaşmayan bu kadınlar siyasi bir gönderme yapıyorlar ne akıllıca! Hükümeti temsil eden (aslında şimdilerde ihrac edilmiş) kişilerin çarpıtılmış sözleri üzerinden sözüm ona çok akıllıca zeka küpü bir gönderme bu. Herkesin içinde kahkaha atmak refleksi.  İnadına kısa giyerim inadına gülerim inadına bedenime yerleşen cenini kazıtırım  refleksi. Belli bir kesimi yok sayma, muhatabı görmeme yahut küçük görme, tam bir ötekileştirme refleksi. Anne şefkati kadın merhameti genç kız masumiyeti yerine kabalığı zorbalığı kaslı kemikli bir maskülenliği tercih ediliyor reklamın dili.  
Bir vuruşla yıkıyor her şeyi reklam; öznesi olan kadınların eliyle. Kadınlar kadın doğduğuna bin pişman iki arada bir cinsiyeti simgeliyorlar adeta. 
Aile mefhumunu anneyi babayı kardeşi eşi yari yareni birlikte olmanın güzelliğini bir yumrukla al aşağı ediyor reklamın 'yeni kadın' portresi. 
Halbuki kadim geleneğimizde kadın imar ediyordu bütün bunları değil mi? Reklam yine 'kadim' olanı 'modern' olanla kafa kafaya tokuşturmak üzerinden bir dil inşaa ediyor çok yazık ki.
Reklam herşey bitti diyor. Sıcaklık güzellik zarafet narinlik güvenilirlik sıcaklık kuşatıcılık dert ortaklığı hepsi bitti...
Kendisini bir ailenin ferdi olarak bir yuvanın neşesi olarak değil değil kum torbalarını ve rakiplerini deviren döven bir kimlikle ifade ediyor kadın bu senaryoda. (Kendilerince doğru olanı;) kendini evde ailesinin büyüklerinin yanında değil  ıssız sokaklarda, terkedilmiş garajlarda, karanlık izbelerde mutlu hisseden bir kadın azınlığını dayatıyor kıt bir hayal gücü ile. Kendilerince doğru olanı; başkalarının yani sevmediklerinin yani ötekinin doğruları üzerinden şekillendiriyorlar ve belirliyorlar. Ve acemice ve iğreti bir şekilde kimliklerini oluşturmaya çalışıyorlar. 
Reklama bakarsan yemek yapanlar hamur yoğuranlar yanlış yolda, iyi olanlar ellerini unlayarak börek açanlar değil pudralayarak halter kaldıranlar, barfiks çekenler. Geri kalan herşey ve herkes anlamsız. Hamur yoğuran kadınlar nasihat veren ananneler, sükunet içinde konuşan aile büyükleri, edebiyle söz dinleyen kız evlatlar 38 bedeni biraz ve ya fazlaca  geçmiş bedende olan kadınlar koca bir hiç. Lisanslı spor yapmayanlar. Evde eşini çocuğunu birlikteliği önemseyenler... Değersiz sevimsiz geçersiz...
Reklamın mottosunun aksine biz de diyoruz ki orada durun biraz "bizi böyle bilmeyin"

23-2-2017

 

 


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz