...

11.1.2017

SEYİRLİK ÇÜRÜME VE ÇÖKME

SEYİRLİK ÇÜRÜME VE ÇÖKME
Pek çoğumuzun evindeki gizli misafir, sinsi düşman televizyon.
Geçmişi çok çok eski değil. Sadece 75 yıl önce. İskoç mucit John Logie Baird bu aleti hangi amaçla düşündü ve tasarladı bilemiyoruz ama hayatımızın en önemli köşesinde kiminin elinde zehir kiminde panzehir.
Kimine göre ise televizyon bir “aptal kutusu”. Şu an toplumumuzun içinde bulunduğu durumu düşünürsek haksız da sayılmaz bir tanımlama.
Günde en az 3 saatinizi televizyon başında geçirdiğimizi düşünürsek ayda 90 saat yapar. Bir yılda ise 1080 saat. Bu da tam olarak 45 gün demek. Kaç saat uyuyoruz peki. Ortalama bir uyku süresi yaklaşık olarak 8 saat. Ayda 240 saat. Bu da yılda 2880 saat yapıyor. Uyku süremizde bir yılda 120 gün. 120 + 45 = 165 Yani yılın neredeyse yarısını uyuyarak ve televizyon izleyerek geçiriyoruz. Hiç de azımsanmayacak bir zaman kaybı!
Özellikle çocuklar için.
Amerikan Pediatri Akademisi’nin televizyon ve çocuklar konulu araştırmasına göre iki yaşın altındaki çocuklara “kesinlikle” televizyon izlettirilmemeli. Neden?
Çünkü televizyon insanları tembelliğe itiyor. Televizyon karşısında saatlerce hareketsiz kalmak obeziteye neden oluyor.
Televizyondan yayılan ışık ayrıca hormonal dengesizlikler meydana getirebilmekte, hatta DNA’da değişiklikler meydana getirmesi sonucunda kansere bile neden olabilmekte. Bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkilediği gibi çocukların erken ergenliğe girmelerine neden olabilmekte.
Bir de izledikleri dizilerin kalitesizliği de üzerine eklenince iş içinden çıkılmaz hale geliveriyor. Seviyesiz, üslupsuz; uygunsuz haberler, cinsellik, şiddet içeren yayınlar çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkiliyor; toplumu ve toplumun değer yargılarını zehirliyor.
Kısa yoldan zengin olma, istediğin yerde istediğin kadar yalan söyleme, gece hayatının, içkinin keyif verici ortamı(!), kumarın kolay yoldan para kazandıracak bir yol olduğunun düşündürülmesi; erkek ve bayanın toplumun benimsediği kuralların dışındaki münasebetleri, evlilik programları altında yatan ucuz ve basit iletişimleri, birbirini sırtından vurma, ihanet etme, gösteriş budalası olma hayallerinin dizi ve yarışmalar yoluyla özendirilmesi toplumu oldukça fazla dejenere ediyor.
Reyting uğruna insanlar gülünç duruma düşürülmekte, insanların zaafları, hassasiyetleri üzerinden kendilerine çıkar sağlanmakta. Gerçek hayattan koparılan insanların sosyalleşmesinin önüne de büyük bir engel oluşturmakta.
Televizyonun çocuklar ve gençler üzerindeki etkisi hatta tüm toplum üzerindeki etkisi tartışılmaz. Biz uyanık olmak zorundayız. Hem de her an.
Unutmayalım ki televizyon elimizde canlı bir bomba. Tesirleri çok büyük. Ok yaydan çıktıktan sonra telafisi de yok ne yazık ki. Bu konuda yapılabilecek şikayetler yapılmalı ama aynı zamanda izlemeyerek de tepki gösterilmeli. Bu programlar bizim izleme oranımızla ayakta durabiliyorlar çünkü.
Bu konuda göstereceğimiz hassasiyet toplumun geleceğinin sönmemesi adına olacak.
Bizi bu tavır ve şuur kurtarabilir yalnızca.


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz