...

2.3.2017

Ölene Kadar İçerde miyiz!

Ölene Kadar, ana karakteri avukat olmasına rağmen hukuku parantez içine alan bir dizi. Daha önce yazdığım yazıda Ezel benzetmesi yapmıştım. Ezel; sevdiklerinin ihanetine uğrayan Ömer'in hapishanede çıkan isyanda yüzünden tanınmayacak şekilde yaralanması, kayıtlara ölü olarak geçtikten sonra yüzünü, sesini, kimliğini değiştirerek Ezel Bayraktar ismiyle kendisine bunu yapanlardan intikam almaya eski mahallesine dönüşünün hikayesiydi. Onları ihanet ayırdı ama intikam birleştirecek mottosuyla dikkatleri çekmişti. İntikam hikayesini kumar üzerine inşa ettiği için ne polisin ne hukukun bahsi geçiyordu.

Ölene Kadar ise tekrar yargılama, yeni delil eşliğinde beraat etme teziyle başlangıç yaptı ama devamında bulunan delillerle hukuk sistemini hiçe saymaya başladı. Sistemde savcı yok, avukat Selvi bir televizyon görüntüsüyle Dağhan'ın beraatını sağlıyor. Gerçek katili bulmak için attıkları ilk adımda ise oklar tekrardan Dağhan'ın üzerine dönüyor. Selvi papağan misali ikinci defa aynı suçtan yargılanmayacaksın cümlesini tekrarlıyor. Ama senaryonun iddiasına göre cinayetin işlendiği gün iki milyon gibi yüklü bir meblağ öldürülen kişi tarafından Dağhan'ın babasının hesabına yatırılmış. On yıl sonra bu işlemin banka kanalları kullanılarak yapılması mümkün olmadığına göre on yıl önce kurulan komplonun bir parçası. Psikopat Ender, Dağhan'ın çıkış yollarını kapatmak üzere yapmış. Fakat ne o zaman ne Dağhan'ın ikinci defa yargılandığı mahkemede bu konu araştırılmamış ya da araştırılmaya gerek görülmemiş!

Detaylar üzerinde çalışılmadığı, sadece Dağhan ve Selvi arasındaki aşka odaklanıldığı için senaryo her adımda sınıfta kalıyor. Olayın çözüme kavuşması bir itirafa bakıyor, Selvi olan biten her şeyi anlatsa suçlular cezasını çekecek, Dağhan ve ailesi refaha erecek. Uzun ve engebeli bir yol tercih edilince, şirket içine sızma, ortak olma, Ender'in düşmanlarıyla ittifak kurma gibi, olay çözümsüzlüğe doğru yol aldı. Dağhan babasını kaybetti, Selvi'nin abisi ikinci defa elini kana buladı.

Cinayet suçundan haksız yere müebbet hapis cezası alan, 11 yıl sonra özgürlüğüne kavuşan Dağhan; elini gerçekten kana bulamak üzereydi ki, oğlun yaşıyor itirafıyla Ender'i öldürmekten son anda vazgeçti.

Senaryo işine geldiği şekilde delil üretip devamını getirmediği gibi dizilerin olmazsa olmazı haline gelen satılık polis karakteri de delilleri yok etmeye devam ediyor. Dağhan'ın babasının öldürüldüğü olay mahallinde boş kovanı bulup Ender'e teslim ederek en büyük ipucunu ortadan kaldırdı. Bu şartlarda, delilleri karartan polis, rapor neticelerini değiştiren doktor gibi detaylarla son ana kadar gerçeğin aydınlatılması mümkün değil!

Seyirci şimdilik İçerde ama...

Ölene Kadar avukat ana karakterine rağmen hukuktan azade bir senaryo ile devam etmeye çabalıyor, İçerde de ise üç ana karakter polis, organize şube ana mekanlardan biri ama Celal'den başka ilgilendikleri vaka yok!

İçerde; tek sezonluk bir dizi olarak başladı, fakat öngörülmeyen bir izleyici kitlesini ekran başına toplayınca, Survivor dahi seyircisini çalamayınca, önümüzdeki sezon devam etmeli, seyirci bizden vazgeçmeden biz dizimizden vazgeçmemeliyiz görüşü ağırlık kazandı.

Kardeş sırrına vakıf olan Coşkun, Sarp ya da Mert'e gerçeği söylese düğüm çözülecek ve Celal'den kurtulacak. Coşkun sırrı her defasında diziye yeni giren karaktere söylemeyi tercih ediyor. O karakter görevini tamamlayıp ölerek diziye veda edince sırrın sahibi olarak hayatta kalmak için çabalıyor.

Üç ana karakteri polis olmasına, yan karakterlerde çok sayıda polis mesleğini icara eden kişi olmasına rağmen bunca polis ne işe yarıyor sorusunu sorduran bir dizi İçerde.

Organize şube müdürü Yusuf, Celal'i alt edebilmek için Sarp'ı mafyanın içine köstebek olarak yerleştirdi. Sarp kayıp kardeşi Umut'u bulabilmek adına gönüllüydü köstebek olmaya. Kayıp kardeşin Mert adıyla Organize Şube'de komiser olduğundan haberdar olmamaları, Mert'in Celal'in köstebeği olması da eklenince, Celal sürekli kazanmaya başladı. Her bölüm hikayenin gelişimi, ters köşenin sahne sıralamasını değiştirme yöntemiyle yapılmasından dolayı, hikayede zeka kıvılcımı arayan seyirci locasında homurdanmalar başladı. Yüksek reytingleri görmezden gelerek rakip kanallarda alternatif bir dizi yayınlansa seyirciyi kaybetmeleri an meselesi. Çünkü seyirci hikayenin olduğu yerde saymasından ziyadesiyle rahatsız. Paradigmanın değişmesini, kardeşlik sırrının açığa çıkmasını, iki kardeşin bir ters köşe dahilinde Celal'i alt etmesini bekliyorlar. Beklenen değişim yakın zamanda gerçekleşmediği takdirde yavaş yavaş çekilecekler ekran başından. Otomatiğe bağlanmış senaryo seyirci kaçıran bir özelliğe sahip çünkü!
http://www.yenisafak.com/yazarlar/semakarabiyik/olene-kadar-icerde-miyiz-2036519


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz