...

14.4.2017

Söz

Geçen yıl bu zamanlar peş peşe Güney Kore uyarlaması romantik komediler geliyordu ekrana, bir önceki yıl Ege dizileri. Bu yıl ise terör ve asker temalı diziler geliyor ekrana peş peşe. Aynı anda benzer senaryoların ekrana gelmesi mukayeseyi kaçınılmaz kılıyor.

İsimsizler adından da anlaşılacağı üzere kişileri kahramanlaştırmaktan uzak dururken; Söz kahramanlık filmlerine has tüm klişeleri kullanacağını ilan etti. Özel seçilmiş 12 kişilik kahramanlık timine komuta eden Üsteğmen Yavuz Karasu; karizması, sezgileri, cesareti ve gözü karalığı ile ilk sahneden dikkat çekti. Evlilik teklif ettiği nişanlısını AVM saldırısında kaybetmesi, mücadelesini travmatik hale getirmesinden dolayı senaryo açısından riskli bir tercih. Örneklerine çokça rastladığımız Hollywood klişesi haline dönüşen intikam temasına neden ihtiyaç duyuldu bilemiyorum. Kızı sebepsiz göz altına aldırıp sözde bir sorgulama eşliğinde Yavuz'u seviyorum dedirtmesi de şık olacağı düşünülmüş zorlama bir sahneydi. Yurt dışındaki kariyer planlarını Yavuz için bırakmış, aşkı uğruna her şeyden vazgeçmiş birisi olduğunu anlatmanın başka yolu yok muydu?

Poyraz Karayel tecrübesinden hareketle Ethem Özışık'ın yabancı filmlerden esinle bu tür sahneleri sevdiğini biliyoruz. Ciddi olması gereken sahneleri nasıl hafiflettiğini. Ki şehit olma arzusuyla yanıp tutuşan askerin repliklerine çeki düzen vermediği takdirde çokça eleştirileceği malum. Şehitlik ironi yapılmayacak mizaha malzeme edilmeyecek bir mertebe. Ocaklara ateş düşerken insanlar evlatlarının kardeşlerinin babalarının şehit haberini almaya devam ederken özellikle.

Senarist seküler bir zihniyete sahip olduğu için yazdıklarını kontrol etmekte zorlanacak gibi. Poyraz Karayel'de Sinan'ın yanlışlıkla ölüm listesine girip cennetin kapısından döndüğü sahneler Poyraz Karayel seyircisini memnun edebilir ama aynı laçka sahneler Söz'de tepki çekecektir. Erdem Yarbay'ın ölen olursa hakkımı helal etmem repliğinin ne manaya geldiğini bilmiyor olamaz. Aynı şekilde Yavuz'un kimse ölmeyecek söz mü sorusunun. Şehit olmak iman meselesidir. Şehit olma arzusuyla yanıp tutuşan askerin söylemleri senaristi temize çekmeye yetmez. Çünkü onun söylemlerinde de şehit olmayı hafife alan bir yaklaşım söz konusu.

Hafız, ana kuzusu, bombacı, keskin nişancı gibi karakterler üzerinde çalışılmış, hikayeye dahil edilme sahneleri dikkat çekiciydi. Ama asıl olay örgüsünü oluşturan AVM saldırısı ve Erdem Yarbay'ın kızının kurtarılma sahneleri için aynı şeyleri söylemek mümkün değil! Kızın tutulduğu yerin istihbaratı bir çocuktan alındı, İHA'larla kaçıran araba üzerinden istihbarat teyit edildi. Araba tuzak olarak bırakılmıştı o bölgeye nitekim ekip tuzağa düştü. İçeri girildiğinde altında ne olduğu bilinmeden, önlem alınmadan battaniyenin kontrolsüzce kaldırılması en büyük hatalardan biriydi. Ya altında çocuğun cesedi değil de harekete duyarlı bir mekanizma olsaydı! Görev dışı kalan Yavuz'un içgüdü ve gözlemlerine dayanarak kızın yerini tek başına tespit etmesi karakteri kahramanlaştıran bir detay. Ama Köse'nin içeri kaçması, odaya sinip beklemesi ne kadar gerçekçi? Yavuz iki adamı öldürdükten sonra korunmasız koşarak kızın yanına geldi. Köse, pencereye siper alıp ateş etse Yavuz'u öldürmüştü. Çatışma sahneleri bolca çekileceğine göre, önce kağıt üstünde senaristin sonrasında sette yönetmenin bu hataları yok etmesi gerekiyor.

Söz'de en büyük hata ise ikinci bölümde Çolak'ın terörist olma süreci anlatılırken yapıldı. Kundaktaki bebeği dışında tüm aile fertlerini elleriyle öldüren Çolak'ın hikayesini, karısı ve kızları Irak işgalinde tecavüze uğramıştı detayıyla anlatmaya başladı Erdem Yarbay. Başka seçeneği yoktu böyle yaşayamayacaklarını biliyordu deyip tecavüze uğrayanları öldürmenin normal olduğu mesajını verdi.

15 Temmuz süreci yaşanmamış olsa idi, peş peşe üç asker temalı dizi yayına başladığında TSK algı operasyonu mu yapıyor sorusu sorulurdu. Rekabet, reyting, uzun sürelerle mücadele etmek her an senaryoların kontrolünü kaybettirebilir. Bıçak sırtı bir konu olduğu için diyaloglara, verilen mesajlara, senaryoların alt metnine azami özen göstermek gerekiyor.    


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz